İçinizdeki çocuğu yanınıza alın çünkü bu onun en mutlu günü olacak. Nasıl gidilir, ne zaman gidilir, bilet ücretleri, hangi parka girmeli? Tüm soruların cevabı burada. Hadi gelin, Disneyland Paris’i beraber keşfedelim!

Çocukluk hayallerinde bir gün Disney karakterleriyle tanışmak, onları yakından görmek, o büyülü dünyanın içine ışınlanmak istemeyen var mıdır? Hiç sanmıyorum. ‘’E kocaman insanlar olduk, şimdi o tadı nasıl alayım?’’ diye düşünüyorsanız baştan söyleyeyim: hayatımın en unutulmaz, en keyifli ve eğlenceli günlerinden biriydi (yaş 31)! İster CEO olun ister cerrah, oraya gidince beş yaşındaki çocuklarla birlikte sıra bekleyip onların aldığı keyfi alacaksınız ve içinizdeki çocuk size minnet duyacak. Ayrıca öyle sadece ‘’çocuksu’’ şeyler de yok içeride, adrenalin tutkunlarını da mutlu edecek bi çok seçenek var, hepsinden bahsedeceğim.
Önce Walt Disney’e ve onun yarattığı Disney dünyasına biraz yakından bakalım:
Walt Disney (1901–1966), Amerikalı bir film yapımcısı, animatör, iş adamı ve eğlence endüstrisinin devrimci figürlerinden biriydi. Kariyerine 1920'lerin başında animasyon ve çizgi film yapımı ile başladı. Onu tüm dünyaya duyuransa 1928'de yarattığı Mickey Mouse karakteri oldu. 1937'de büyük bir uzun metrajlı animasyon filmi olan "Karlar Ülkesi" ile sinema dünyasında da bir dönüm noktası yarattı.
1940'ların sonlarına doğru, Los Angeles'taki Griffith Park'ta çocuklarıyla birlikte sıkça vakit geçiren ve oradaki eğlence parklarını gezen Walt Disney bu tür eğlence alanlarında eksik olan şeyi gördü: ailelerin birlikte vakit geçirebileceği, temiz, güvenli ve düzenli bir ortam. İlk Disneyland’ın temelleri bu gözlem üzerine atıldı diyebiliriz. Böylece Disneyland Park ilk olarak 1955'te Anaheim, California'da açıldı. Parkın dört ana bölgesi şunlardı: Main Street USA, Adventureland, Fantasyland, ve Tomorrowland. Bunu izleyen yıllarda dünyanın farklı yerlerinde beş park daha açıldı:
Walt Disney World Resort (Florida, 1971)
Tokyo Disneyland (1983)
Disneyland Paris (1992)
Hong Kong Disneyland (2005)
Shanghai Disneyland (2016)
Bütün parklar içinde en büyüğü 4 tema parkı ve 2 su parkıyla 100 kilometrekarelik bir alana yayılan Walt Disney World Resort.
Gelelim Disneyland Paris’e
Ne zaman gidilir?
Ne zaman giderseniz gidin bir kalabalıkla karşılaşacaksınız bundan kaçış yok. En azından parklarda geçireceğiniz zamanı, bekleme sürelerini göz önünde bulundurarak gitmek istediğiniz mevsime karar verebilirsiniz. Bütün Avrupa için benim seyahat etmekten kaçındığım tek mevsim yaz. Hem her şey daha pahalı hem çok sıcak hem de ekstra kalabalık. Kışın ise o roller costerlarda yüz felci olup evinize dönmek istemezsiniz😊 (Şaka şaka) Bence en güzel zamanlar ilkbahar ve sonbahar ayları. Hava yağışlı olsa bile çok soğuk olmaz ve görece daha az kalabalık olur. Bu arada biz haziran ayında gittik ve şansımıza yağışlı bir gündü. Ama oyuncakların bekleme sırası o kadar güzel organize edilmiş ki kırk dakika sıra beklerken bile (evet kırk dakika doğru duydunuz gelicez bu konuya) ıslanmadık, çoğunun üstü kapalıydı.
Hangi parka girmeliyim?
Disneyland Paris, aslında iki büyük parkın birleşiminden oluşuyor: Disneyland Park ve Walt Disney Studios Park. Her iki park da kendine has temalar, aktiviteler ve unutulmaz deneyimler sunuyor. Yani biri sanki çocuklara biri yetişkinlere hitap ediyor gibi bir algı var ama hiç öyle değil. Ayrı biletler alıp tek bir parka da girebilirsiniz kombine bilet alıp ikisine birden de. Benim önerim kesinlikle ikisine de gitmeniz. Biri olmazsa diğeri yarım kalır. Ama illaki birini seçmek durumunda kalırsanız yazının devamında iki parkı da detaylı anlatacağım. Size daha çok hitap edeni seçebilirsiniz böylece.

Ne kadar zaman ayırmalıyım?
Ne kadar ayırmanız mümkünse o kadar! Özellikle iki parkı da seçtiyseniz. İki parkı tek bir günde bitirmek çok zor, genelde önerilmiyor ancak günü verimli kullanarak imkansız değil. Biz öyle yaptık ve hatta bazı oyuncaklara ikişer kere binebildik.
Bilet Türleri ve Fiyatları
Öncelikle karşınıza iki tip bilet çıkıyor: Biri 1-4 gün arası gideceğiniz günü/günleri seçtiğiniz bilet; bu bileti gitmeden üç gün önceye kadar iptal edebiliyorsunuz, diğeri bir günlük tarihsiz bilet. Bu bilet aldığınız tarihten itibaren bir yıl geçerli ancak 14 Temmuz, 31 Ekim ve 31 Aralık tarihleri hariç çünkü bu tarihler normalde daha pahalı (En ucuz bileti alıp yılbaşına misler gibi Disneyland’ da gireyim diye düşünenler için özellikle belirtmişler😉). Tarihsiz olsa da gitmeden önce gideceğiniz tarihi belirtmeniz gerekiyor bunda da. Tek park girişi için bir günlük bilet fiyatı 59 dolardan başlıyor 150 dolara kadar çıkıyor. İki park girişini de kapsayan biletlerse 87-180 dolar arasında. Burada belirttiğim en yüksek tutarlar özel günler için yoksa genel ortalama bu kadar yüksek değil. Bilet fiyatları mevsime, aya hatta haftanın günlerine göre bile farklılık gösteriyor. Yaz ayları en pahalı aylar, ocak ise en ucuz. Aşağıya resmi sitenin linkini bırakıyorum. Oradan gideceğiniz tarihteki fiyatları görebilirsiniz. Üç yaşından küçük çocuklar için ücretsiz.
Bana bir gün yetmez, Paris’le de işim yok. Ben birkaç gün gelip sadece parkların tadını çıkaracağım derseniz otel ve park bileti kombinasyonu olan seçeneğe de bakabilirsiniz. Konaklama yapacağınız gece sayısından bir gün fazla park erişiminiz oluyor. Diğer bir avantajı da otel misafirlerinin parklara açılıştan bir saat önce girme hakkı olması. Orta-üst bütçeye uygun seçenekler var, onları da aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz.
Bir de oyuncaklarda sıra beklememek için hızlı geçiş biletleri satın alabiliyorsunuz. Ortalama 10 euro gibi bir fiyatı vardı yanlış hatırlamıyorsam, biz beklemeyi tercih ettik;)
Ulaşım
Disneyland Paris, Paris merkezinden yaklaşık 35-40 dakika uzaklıkta. En ucuz ve hızlı yöntem RER A trenleri. (Taksiyle veya uberle trafiğe takılma durumu olabilir ve oldukça pahalılar) Bulunduğunuz konumdan Disneyland’ e yol tarifi alarak toplu taşıma seçeneğini seçtiğinizde size en yakın tren durağını göreceksiniz. Marne-la-Vallée – Chessy yönündeki trene binip son durakta indiğinizde 5 dakika yürüyerek Disneyland’e ulaşıyorsunuz. Tren bileti yalnızca 2.5 euro. (1 ocak 2025 itibariyle bölge (zone) fark etmeksizin şehir içi tüm tren bileti fiyatları tek tutara sabitlenmiş. Öncesinde Disneyland 5. Zoneda yer aldığı için tek yön bilet tutarı 5 euro idi.)

Dikkat Etmeniz Gereken Önemli Noktalar
Parkların açılış saatinde orada olmak. Daha önce de belirttiğim gibi iki parkı da tek günde gezebilmek için tüm gününüzü buraya ayırmalısınız. Erken giderek en azından çok kalabalık olmadan önce birkaç oyuncağa sıra beklemeden binebilirsiniz.
Parklar Disney Şatosundaki ışık şovu ve drone gösterisiyle kapanıyor. Son gösteri bitmeden 5 dakika önce çıkışa yönelmenizi şiddetle tavsiye ederim. Çünkü yüzlerce insan aynı anda trenlere yönelecek, zaten yorgun olacaksınız ve ilk trenle otelinize dönüp bayılmak isteyeceksiniz. Bu 5 dakika size oldukça zaman kazandırır.
Disneyland Paris’in mobil uygulamasını mutlaka telefonunuza indirin. Aşırı kullanışlı. Ne nerede, hangi oyuncakta kaç dakika sıra var, gösteri ve şovların yeri ve zamanı... Her türlü bilgiyi uygulama üzerinden kolayca görebiliyorsunuz.
Parklarda bazı alanlarda içilebilir çeşme suları var, yanınızda boş bir şişe getirebilirsiniz.
Çantanızda atıştırmalık bi şeyler olması da hiç fena olmaz. Sıra beklerken iyi gidiyor😊
Parklarda her yerde sigara içilmiyor, sigara içmek için özel alanlar var. Bu alanları da uygulamada bulunan haritadan görebilirsiniz.
İki park için bilet aldığınızda parklar arasında istediğiniz kadar geçiş yapabilirsiniz. Zaten yan yanalar. Birini bitirip diğerine geçmektense etkinlik saatlerini ve oyuncaklardaki sıraları takip edip iki park arasında geçişler yapmak daha mantıklı.
İçeride tematik restoranların yanı sıra MC Donals, Starbucks gibi zincir işletmeler de var. Her bütçeye göre yeme içme alternatifi bulursunuz.
İki park içinde denediğim ve en çok keyif aldığım oyuncak ve aktivitelerden de kısaca bahsedeyim, belki size de fikir olur.
Not 1: Denediğim roller coasterlar adrenalin içeriyor eğer bu tip aktivitelerden korkuyorsanız bilginiz olsun ancak bi çoğuna çocukların da bindiğini görebilirsiniz.
Not 2: Her oyuncakta kimlere hitap ettiği, varsa boy sınırı vs gibi bilgiler yer alıyor.
Not 3: Her yerde sıra bekleyeceksiniz, bunu göze alın. 15-80 dakika arası değişiyor süreler.
Walt Disney Studios Park
Ratatouille-The Adventure
Ratatuy sevenler buraya! Yavaş bir trenin içinde ilerlerken adeta filmin içine ışınlanıyorsunuz. Her yaş grubuna uygun, çok keyifli bir deneyim. Tüm çocukların nefretini kazanmayı göze alıp Ratatuy tacımla gittim:) İçerideki hediyelik eşya dükkanlarında satılmıyordu bu taç ve haliyle ''All eyes on me!'' anı yaşandı. Keşke şöyle 50 tane falan alıp gitseydim oraya, 5 dakikada satardım hepsini:):)

Avangers Assemble- Flight Forces
Bu iki parktaki roller coasterlar arasında bence en ama en heyecan verici olanıydı. Aynı zamanda en az sıra beklediğimiz de buydu (gün boyu hep 15 dakika ortalamadaydı sırası) Tekrar tekrar gelip vücuda adrenalin basabilirsiniz. Hamilelere ve bazı hastalığı olan kişilere uygun değil.
Crusher’s Coaster
Gün boyu sırası hiç azalmadı, bekleyen bu kadar çok kişi olunca biz de bi noktada sıraya girmeyi göze aldık ve 70 dakika bekledik. Ama bence bahsedeceğim roller coasterlar arasında en az heyecan verici olan buydu. Bu tip aktivitelerden korkuyor ama yine de denemek istiyorsanız bence buna şans verebilirsiniz.
Tower of Terror
Evlerden ırak, bir daha mı tövbe, ben ne yaşadım burada… Tüm denediklerimiz arasında en çok korktuğum bu oldu. Abartmıyorum dizlerimin bağı falan çözüldü. Klasik lunaparklardaki asansör sistemi gibi ama kapalı bir binanın içinde ne olduğunu bilmeden bindik bir aşağı çakıldık bir yukarı fırladık derken nihayet bitti. Korku nedir bilmem diyorsanız tam size göre.
Spiderman- Web Adventure
En çok keyif aldığım aktiviteydi. Tren vagonunda ilerlerken hayali örümcek ağlarınızla dünyayı ele geçirmeye çalışan spider botları yok ediyorsunuz. Yan yana 4 kişi oturuyor ve herkesin önünde skor tablosu var. Muhtemelen elinizle hangi hareketi yaparsanız yapın sistem algılıyordur ama örümcek adam gibi ağ atmak daha keyifli? Ailenizle ya da arkadaşlarınızla çok eğlenirsiniz eminim.
Disneyland Park
Indiana Jones
Çok kısa süren ama adrenalini yüksek bir roller coaster.
Star Wars Hyperspace Mountain
Tüm roller coasterlar içinde en çok keyif aldığım bu oldu, iki kez bindik. Adrenalini yerinde, aşırı kısa sürmüyor. Sürüş boyunca gözlerinizi açık tutun, uzayda yolculuk yapmak gibiydi.
Disney Stars on Parade
Disney karakterlerinin geçit töreni. Bu belirli bir saatte gerçekleşiyor, yukarıda bahsettiğim gibi uygulamadan takip edebilirsiniz zamanını. Başlamadan biraz erken gidip yerinizi alın, çocuklarla biraz yer kapma savaşı verin ( ne var canım bi tek onların hayali mi favori Disney karakterini yakından görmek?) Bu aktiviteyi kaçırmamanızı öneririm, her yaştan insanın yüzünde bi tebessüm oluşturması garanti.
Disney Electrical Sky Parade
Disney Şatosu önünde kapanış saati gerçekleşen drone şovu. Bizim şansımıza gösteri başlamasına 5 dakika kala yağmur yağmaya başladığı için iptal edildi umarım siz görebilirsiniz.
Disney Illuminations
Yine parkların kapanmasına kısa bir süre kala Disney Şatosunda gerçekleşen ışık ve havai fişek gösterisi. Günü daha büyülü bir şekilde bitirmenin daha güzel bir yolu olamazdı.
Eveeeet, sanırım bildiğim her şeyi anlattım. Umarım bu bilgiler işinize yarar. Okuduklarınız ilginizi çektiyse Instagram' a da beklerim. Yeni rotalarda görüşürüz!
Bu detayda bilgiyi baska bir yerde bulamadığım için yanlışlıkla(!) Avengers’a binmişliğim var :D ama çok eğlendiğimi de belirtmeliyim :) Disneylanda gitmeden once mutlaka okunması gereken bir yazı olmuş elinize sağlık .